Müslüman olduğunu gururla söyleyen ama yaşama tarzının İslamiyet’le alakası olmayan garip bir topluluğun içerisinde bulunuyoruz.

Hak hukuk adalet hak getire. Sevgi saygı hoş görü hak getire.

Sosyal yaşam, ailevi huzur ticarette olması gerekenler hak getire.

Ama elhamdülillah Müslümanız söylemlerimiz ise uç noktada. Sınır tanımıyoruz…

Görüp söylememek bizlerde, bildiği halde susmak, gücün şekline göre konuşup yorum yapmak yine bizlerde. İyi şeyleri görmezden gelip küçük detaylara maraza çıkarmakta da üstümüze yok hani.

Analar babalar huzur evlerinde ömürlerini tamamlarken, hayvan haklarını üst perdeden savunmakta da iyiyiz.

Bırakın ayda yılda bir gördüğümüz kişileri, yakın akrabalarımıza dahi selam vermekten imtina ediyoruz.

Kişilere topluma yararımız olacak diye aklımız çıkıyor. Başkaları kalkınıp iyi yerlere gelecek, daha çok tanınacak bilinecek diye uykularımız kaçıyor.

Ama bir dakika, bizler Müslümanız!

Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen, peygamberimizin ümmetiyiz.

Ama gerçekten öyle miyiz? Nasıl bir şekil, yaşantı içerisindeyiz?

Hiç oturup düşünüyor muyuz? Veya düşünmeye gerek yok değil mi?

Saygısız ve edepsizce, hak hukuk saymadan, haince, yalan dolan riya ile sadece biz Müslümanız diyerek yaşamak bizlere yetiyor, öyle değil mi?

Son günlerde bunlar görüldüğü halde diyanette bir fetva verdi….Konut için alınacak kredilere endeksli faiz haram değil diye (!) .

Bence geç bile kaldılar.

Yaşantımız toplumsal gerçekler göze alınarak bakıldığı zaman ,

zaten İslami emirlere göre değil. Öyleyse faiz de haram değil !

Ne dediniz anlamadım. Kabul ediyorsunuz yani ……

O zaman ben de geri geldim diyerek Aşık Veysel’in mısraları ile noktalıyorum.

Kim okurdu kim yazardı, bu düğümü kim çözerdi. Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka olmasa.

GERÇEK ÖĞRETMEN OLMAK

Öğretmenlik, benim çocukluk yıllarımda önemli bir meslekti.

Ve öğretmenler saygı duyulması gereken değerlerimizin başındaydı.

Onları, anne ve babalarımızdan sonra hayatlarımıza yön verecekleri için çok sever, sayardık.

Üzüp kızdırmamak için elimizden geleni fazlası ile yapmaya özen gösterirdik. Yapmayın dedikleri şeyler bizler için önemli idi . Zamanımızda öğretmenlerimiz bizleri döverdi de. Kulaklarımızı çeker azarlar, velilerimizi durumlardan haberdar etmek için okula da çağırırdı.

Anne ve babalarımız hocalarımıza kafa tutmazdı, neden oğlumu kızımı dövdün diye hesapta sormaz bir yere şikâyette etmezdi.

Durup dururken evlatlarının kulaklarının çekilmeyeceğini, dövülmeyeceğini bilirlerdi.

Bizim öğrencilik yıllarımızda özel dersler, dershanelerde yoktu. Hocalarımızın, çocuğunuzun özel derse ihtiyacı var söylemlerinde de bulunmazdı.

Velev ki özel ders versinler parada almazlardı. Hangi öğrenciye saati kaç liradan ders veririm hesapları da hiç olmazdı.

Bir konuyu defalarca anlattıkları olurdu. Saçımız sakalımız çok kesilirdi.

Kılık kıyafetlerimiz de nizami idi. Yani kısaca bizim zamanımızda gerçek öğretmenler vardı.

Şimdi ise çocuklarımızın bizim öğretmenlerimiz gibi hocaları yok.

Şimdiki öğretmenlerin aklı fikri özel derste. Çocuklarımız onlar için müşteri, para kaynağı durumunda.

Öğrenci, okul, il geneli Lgs de başarılı olmuş olmamış onlar için hiç önemli değil. Afyon başarı sıralamasında 60. il olmuş umurlarında bile değil.

Acaba bu durumdan utanan ve sıkılanları var mı aralarında, merak ediyorum?

Vardır da, utanmayanlarda sakın ola ki eğitim sisteminin sıkıntılarından bahsetmesin bana . İkna olmam!

Yani dostlar bizim zamanımız da gerçek öğretmenler vardı. Korktuğumuz sevdiğimiz saygı duyduğumuz. Şimdiki gibi kukla hocalar yoktu etrafımızda.

Genel başarısızlıkta kendi acizliğini itiraf etmeye cesaret edemeyen o kadar fazla öğretmenler var ki !

Peki sözlerim tüm eğitim camiasına mı? Tabi ki hayır . Elbette eli öpülesi hocalarımız da var.

Ama aklı fikri parada olan ve çocuklarımızın geleceği için çaba göstermeyen sözde öğretmen sayısı da o kadar fazla ki .

Bu sözlerim; ülke genelinde Afyon ilinin sıralanmasından belli değil mi ?

Yazık etmeyin çocuklarımıza, geleceklerine.

Gerçek birer eğitici olun ve arkanızdan hayır duaları okutmayın !

Küçük bir not : Cep telefonlarıyla nerede olduklarını unutup Facebook’a , whatsaap’a Twitter’a dalan insanlar var ya , o kadar aciz bir görüntü veriyorsunuz ki anlatamam …

Saygılarımla…