Kızım, Korona virüsü sebebiyle evde kaldığımız bu dönemde derslerine İnternet aracılığıyla, kamera ve ses sistemi kullanarak giriyor. Geçenlerde dersteyken, odasına meyve hazırlayıp götüreyim dedim ve kapısını tıklattım, sessizce masasına meyve tabağını bırakıp çıktım. Odasından çıkarken bir şey dikkatimi çekti. Kızımın çalışma masasının arkasında ufak bir tuvalet masası bulunuyor. Bir genç kız odasını aşağı yukarı tahmin edersiniz. Masanın üzeri tokalar, kolyeler, objeler, fotoğraf çerçeveleri ile dolu. Ancak kızımın bu incik, boncukları ve fotoğrafları kaldırdığını fark ettim. Dersi bitince de merakımı yenemeyip, tuvalet masasının üzerinde duran eşyaları neden kaldırdığını sordum. Ve aldığım cevap, benim bugün, bu konuyu kaleme, kâğıda dökmeme sebep oldu Değerli Dostlarım. Kızım: ‘Kameram açıkken arkada tuvalet masam ve üzerindeki özel eşyalarım görünüyordu. Odam benim mahremiyet alanım ve görünmesini istemiyorum’ diye bir cevap verdi.

Bu cevap karşısında tabii ki kızımın kendi Mahremiyet sınırlarını belirlemiş olması ve bu alanı sadece sosyal yaşamı içinde değil, dijital ortamlarda da koruyor olması çok hoşuma gitti. Kendi kendime: ‘Aferin Pınar! Annenden aldığın mirası doğru aktarabilmişsin kızına’ dedim. Aile içi Mahremiyet Eğitimi, son yıllarda oldukça önemsizleşen ve görmezden gelinen bir konu haline dönüştü. Maalesef bu eğitimi, ne gittiğimiz okullardan, ne de sosyal çevremizden alabiliyoruz. Nesilden nesile aktarılabilen ve aile içinde görerek, büyüklerimizi model alarak öğrenebileceğimiz ve hayatımıza geçirebileceğimiz bir bilinçtir, Mahremiyet!

Örneğin; bebeğin altını değiştirirken oda da kimsenin olmamasına dikkat edilmesi ya da ebeveynlerin çocukları önünde kıyafet değiştirmemesi, tuvalete çocukla girilmemesi, çocukla banyo yapılmaması, çocuğun odasına kapısı vurulmadan girilmemesi ve hatta öpmek için bile çocuktan izin alınması gibi aile içi uygulamalar; çocuğun hem kendi Mahremiyetini korumasına hem de çevresindeki insanların Mahremiyetlerine saygı göstermesine rehber olacaktır.

Dijital Mahremiyet Nedir?

Dijital Mahremiyet ise bana göre; sosyal yaşamda Mahremiyet Bilinci gelişmiş bireyin dijital platformları kullanırken de aynı hassasiyeti gösterebilmesidir.

Çocukluktan alınan Mahremiyet Bilinci bireyin, dijital platformlarda da, hem fikir olmamasına rağmen tüm düşüncelere saygı göstermesini gerektirir.

Mahremiyet Bilinci gelişmiş bir birey dijital platformlarda neyi, ne zaman ve ne şekilde paylaşacağını ya da paylaşmayacağını bilir.

Dijital platformlarda kullandığı yazı dili de, en az sosyal yaşamında ki davranışları kadar nezaket içerir.

Mahremiyet Eğitimi almış bir çocuk, dijital platformlarda yabancılarla, kötü niyetli kişilerle iletişime geçmemesi gerektiğinin, kişisel bilgilerini ya da fotoğraflarını paylaşmaması gerektiğinin bilincindedir.

Çoğumuz, çocuklarımızı gerçek yaşamdan ve sanal ortamlardan gelebilecek zararlara karşı korumak isteriz. Bu koruma içgüdüsü ve kendi içimizde yaşadığımız korkular sebebiyle de çocuklarımıza karşı yasaklar koymaya ya da herhangi bir yanlışı karşısında öfkemizi göstererek çocuğu bastırmaya yönelebiliriz. Hâlbuki sağlıklı bir Mahremiyet Eğitimi almış çocuk; sınırlarını da bilir, nerede nasıl davranacağını da. Bu da dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı kendini koruyabilmesini sağlar. Tek yapmamız gereken, son zamanlarda önemsenmeyen ve görmezden gelinen Mahremiyet Bilincini tekrar evlerimize geri misafir etmek. Sağlıklı nesillerin yetiştiği ve çocukların zarar görmediği bir dünya ümidi ile…

Sevgiyle.