Merhabalar..Ben Avukat Emre Sagun.. Bundan böyle afyon magazin sitesinde sizlerin hukuksal işlerinizde bir nebzede yardımcı olmak amacıyla beraber olacağız bu köşede..bugünkü ilk makalemiz.. Bakın konu hakkında birazda olsa sizleri bilgilendirelim istedik.

İCRA HUKUKUNDA SIRA CETVELİ NASIL OLUYOR?

İcra takibinde haciz edilen mallar satıldıktan sonra, satışı yapan icra müdürlüğü satış bedelini alacaklılar arasında paylaştırılır. Peki bu işlem nasıl yapılacaktır?  Satış işlemi sonucu kalan tutar, birden fazla alacaklı bulunması durumunda icra memuru İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 138. maddesine göre satış bedelini paylaştıracaktır.

Ülkemizdeki ekonomik gidişat da dikkate alındığında sıra cetveli müessesi önemli bir yer iştigal etmektedir.

Türk Hukukunda Hacze İştirak Sistemi

Hacze iştirak konusu İcra ve İflas Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunda

düzenlenmiştir. Borçluya ait malların birden fazla alacaklı tarafından haczi durumunda,

mahcuzun satış bedeli tüm alacaklıların alacaklarının karşılaması halinde bir sorun bulunmamaktadır. Ancak, satış bedeli tüm alacaklar toplamına yetmezse işte o zaman hacze iştirak problemi ortaya çıkmaktadır. Bu durumda elde edilen satış hâsılatının haciz alacaklıları arasında, yasal düzenleme şartları içinde adil bir şekilde dağıtımının yapılması gerekmektedir. Bunun içinde bir sıra cetveli düzenlenmektedir.

Satış yapıldıktan sonra satışı yapan icra müdürlüğünü satışı yapılan taşınır ya da taşınmaz üzerinde haczi bulunan tüm icra müdürlüklerine İİK. m. 100′ de düzenleme yapıldığı için 100. maddeye yarar malumat yazısı gönderir. İlgili icra müdürlüklerinden cevaplar geldikten sonra sıra cetvelinin düzenlemesi yapılır. Tüm icra müdürlüklerinden cevabın hemen gelmesi, üst sıralarda bulunan alacaklıların yararınadır.

Rehinli olan ve rehinli olmayan (adi) alacakların sırası ile ilgili olarak İİK’nun 206. maddesinde düzenleme yapılmıştır.

Rehinli alacağın önceliği bulunmaktadır. Rehinli alacaktan sonra ise ;

 

Birinci sıra:

  1. A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk

etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi

üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,

  1. B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya

bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya

derneklere olan borçları,

  1. C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

İkinci sıra:

Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki

nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;

Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların

bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya

takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

Üçüncü sıra:

Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.

Dördüncü sıra:

İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.

(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında

aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:

  1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
  2. İflâsın ertelenmesi süresi.
  3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
  4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.

(Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra

cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret

Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.

ŞİKAYET YOLU ve İTİRAZ DAVASI:

Sıra cetvelindeki sırada hata olduğunu düşünen taraflar için İİK gereğince şikayet ve itiraz yollarına başvurabilir. Bu yollara 7 gün içinde başvuran tarafın buna ilişkin bildirimi sıra cetvelini düzenleyen icra müdürlüğüne bildirmesi gerekir.

Şekli açıdan, medeni usul hukukunda “dava”ya çok benzemekle beraber, şikayet teknik anlamda bir dava değildir.

Çünkü; şikayetin konusunu teşkil eden işlemler idari nitelikte olup,yargısal değildir. Şikayet sonucunda verilen karar, “maddi anlamda kesin hüküm” teşkil etmediği (HMK. m. 303) halde, dava sonunda verilen karar “maddi anlamda kesin hüküm” teşkil eder.

Yüksek Mahkeme, sıra cetveline itiraz davasına konu olabilecek bir hususun şikayet yoluyla icra mahkemesine bildirilmesi halinde, icra mahkemesince dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine ve talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekeceğini belirtmiştir.

Sıra cetveline iki şekilde itiraz edilebilir: Şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurularak ya da genel mahkemede sıra cetveline itiraz davası açarak.

SIRA CETVELİNE KARŞI ŞİKAYET YOLU:

İcra müdürün, sıra cetvelini yaparken bu husustaki takip hukuku hükümlerine aykırı hareket ettiği ve yapılan muamelenin hadiseye uygun olmadığı iddia edilmekte ise, bu halde sıra cetveline karşı gidilecek olan yol şikayet yoludur. ( İİK m.16)

İİK M.142,III’ten sıra cetveline karşı şikayet yolunun sadece sıraya karşı bir itirazda bulunulması hali ile sınırlıymış gibi bir anlam çıkmakta ise de, icra müdürünün uymak ve re’sen yapmak mecburiyetinde olduğu bütün hususlardan dolayı İİK m.16 gereğince şikayet yoluna başvurulabilir. Şikayet sebeplerinden ekserisini, alacaklının istediği sıraya kabul edilmemesi teşkil edecektir.(m.142,III)

Eğer alacaklılardan birisi, sıra cetvelindeki sıraya ki bu sıra ister kendi sırası ister başka alacaklıların sırası olsun, itiraz etmek istiyorsa, bunu şikayet yoluyla icra mahkemesine bildirmesi gerekir (İİK. m.142/III).

İİK m. 142/III’de yalnız sıraya dair şikayetlerin icra mahkemesine arzolunacağından bahsedilmekte ise de gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay içtihatlarında icra memurunun sıra cetvelini düzenlerken takip hukuku hükümlerine aykırı harekette bulunması halinde de şikayet yoluna başvurulabileceği kabul edilmektedir.

Örneğin; hacze katılma koşulları (İİK. m. 100, 101) gerçekleşmemesine rağmen, bu koşullar gerçekleşmiş gibi, bir alacaklıya sıra cetvelinde yer verilirse, bu durum diğer alacaklıların şikayetine neden olabileceği gibi, hacze katılma istemi kabul edilmesi gereken bir alacaklının bu istemi kabul edilmez ve sıra cetvelinde kendisine yer verilmezse, ilgili alacaklı bu durumda da şikayet yoluna başvurarak, sıra cetvelinin düzeltilmesini isteyebilir.

Sıra Cetveline Karşı Şikayet Yolunun Sebepleri:

Yüksek mahkeme, “hangi şikayetin sıraya yönelik bir itiraz olduğunu ve dolayısıyla icra mahkemesine yapılması gerektiğini” çeşitli içtihatlarında belirtmiştir. Örnek vermek gerekirse, yüksek mahkeme:

– Davacının haczinin sıra cetveline dahil edilip edilemeyeceği konusundaki uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözümleneceğini,

-Esası ve miktarı tartışmalı olmayan bir alacağa sıra cetvelinde verilen sıranın derecenin ve dolayısıyla satış bedelinden ayrılan payın yanlış olduğuna ilişkin uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözümleneceğini,

-Alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp, sadece sıraya yönelik itirazların icra mahkemesinde çözümleneceğini, belirtmiştir.

 SIRA CETVELİNE İTİRAZ DAVASI:

Sıra cetveline karşı koymak isteyen alacaklı, bu husustaki takip hukuku kurallarının yanlış uygulandığını iddia etmeyip, sıra cetveline alınmış olan bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz etmek istiyorsa, o zaman sıra cetveline karşı mahkemede itiraz yoluna başvurması, yani o alacaklıya karşı genel mahkemede dava açması gerekir. (İİK m.142) Burada davacı sıra cetveline alınmış olan alacaklının alacağına veya sırasına itiraz eden alacaklıdır. Davalı ise, alacağına veya sırasına itiraz edilen olacaktır. Borçlu sıra cetveline karşı şikayet yoluna gidebildiği halde, borçlunun sıra cetveline karşı itiraz davası açmasına imkan yoktur.

Sıra Cetveline İtiraz Davasının Sebepleri:

Eğer, bir alacaklı sıra cetvelinde yeralan bir alacaklının hem alacağının esas ve miktarına ve hem de alacağının sırasına itiraz etmek istiyorsa, bunu yine genel mahkemede dava açarak bildirmelidir. Çünkü kanunda açıkça “yalnız sıraya ilişkinitirazların şikayet yolu ile icra mahkemesine arz olunacağı” öngörülmüştür.

Yüksek mahkeme,“hangi itirazların alacağın esas ve miktarına ilişkin” itiraz olduğunu ve dolayısıyla genel mahkemeye sıra cetveline itiraz davası şeklinde bildirilmesi gerektiğini çeşitli içtihatlarında belirtmiştir.