Aslında uzun bir yol. Ama çok keyifli ve hoş zamanları düşündüğünüzde buna değiyor. Bu gezme işleri hem Türkiye’mizi tanımak, hem de kıyıdaki köşedeki bakir ama bir o kadar doğal harikaların yerinde görülmesi açısından son derece yararlı..Gezgin olmak isteyenleri şimdi daha iyi anlıyoruz. Bu sefer ki güzergahımız İzmir, alaçatı, çeşme,Kuşadası ve sayfiye yerleri oldu. Usta magazin gazetecisi Kenan Erçetingözle de hasbıhal şansı yakaladık. Ama alaçatı tatil yöreleri içinde tek diyoruz. Havadaki seçkin parfüm kokuları jet sosyete ve İstanbul’un tanınmış simalarının bulunduğu bir sayfiye yerinde can sıkıntısı olması mümkün değil..

İnsanlar tarihin denizin ve değirmenin adeta esiri gibi sokaklarda her bardan ayrı bir şarkının çalındığı muhteşem güzellikler.Yeşil ve doğanın yanında sörf ve denizin en keyifli saatleri Alaçatı ve Çeşmede hayat buluyor.Tabi bir kumruyu 40 tl’ye yemekte var.Özellikle tarihi taş evlerin bakımını o kadar güzel yapmışlar ki anlatılacak gibi değil..Sokaklarda özellikle insanlar gece yarısı adeta düğünden çıkmışlar gibi en şık en göz alıcı kıyafetleriyle etrafta sallanıyorlar. Yüksek miktarda alkol olmasına rağmen herkes kendi dünyasında raks ediyor. Yani kısacası bu yerlerde ayrı dünyalar yaşanıyor.Denizin olduğu yerde bereket vardır evlat diyen sandalcı dayımız adeta bize ders veriyor. Alaçatı “çatıların en bereketlisi” diyor son sözünde..

Afyon MagazinAfyonCitylife